Objektif davranmak nedir ?

Umut

New member
Objektif Olmak: Bir Görüşün Ötesine Geçmek

Bir sabah, eski dostum Emre bana şöyle dedi: "Bazen en doğru olanı görmek çok zor. Herkes bir şekilde kendi bakış açısıyla haklı gibi hissediyor. Ama bazen objektif olmak, sadece kendi düşüncelerini değil, karşıdakinin de duruşunu anlamak demek değil midir?" Bu söz, beni düşündürmeye sevk etti. Objektif olmak sadece soğukkanlı bir şekilde bir durumu değerlendirmek değil, belki de iki dünyanın birleşimi... Hem duygusal hem de mantıklı bir yaklaşımın harmanı.

Bir Karar Anı: Ali ve Zeynep'in Yolu

Ali ve Zeynep bir projede birlikte çalışıyorlardı. Bu proje, her ikisinin de kariyerleri için çok önemliydi. Ali, pratik ve çözüm odaklı bir insan olarak her zaman hedefe yönelik düşünüyor, sorunları hızla çözmeye çalışıyordu. Zeynep ise empatik yaklaşımıyla biliniyor, takım üyelerinin duygusal ihtiyaçlarını gözetiyor ve ilişkileri güçlü tutmaya çalışıyordu.

Bir gün proje ile ilgili ciddi bir karar almaları gereken bir noktaya geldiler. Bir hafta süresince takım, belirli bir projeye odaklanmış, ama bu süreçte zaman zaman üyeler arasında gerginlikler yaşanmıştı. Ali, hemen çözüm arayarak işin nasıl hızlıca tamamlanacağına odaklanırken, Zeynep ise takımın ruh halini düşünerek, onları motive etmeye çalışıyordu.

Ali, Zeynep'e dönüp, "Bu kadar zaman harcadık, artık hızlıca sonuca gitmeliyiz. Sorunları hızlıca çözmeliyiz," dedi. Zeynep ise sakin bir şekilde, "Evet ama Ali, her biri ne hissediyor, nasıl bir ortamda çalıştıklarını göz önünde bulundurmalıyız. Bu sadece sonuç değil, süreç de önemli," diyerek ona yanıt verdi.

İşte bu noktada, onların farklı bakış açıları ortaya çıktı. Ali, net ve çözüm odaklı bir yaklaşımdan bahsediyordu, Zeynep ise ilişkilerin ve duygusal ihtiyaçların çözüm kadar önemli olduğunun altını çiziyordu. Bu iki farklı bakış açısı arasında, objektif olabilmenin dengeyi bulmak anlamına geldiğini fark ettim.

Objektif Olmak: Bir Denge Arayışı

Objektif olmak, bazen yalnızca mantıklı ve mantıkla hareket etmek demek değildir. Bir durumu objektif bir şekilde değerlendirmek, hem kişisel duyguları hem de toplumsal dinamikleri anlamaktan geçer. Ali'nin çözüm odaklı yaklaşımı, hızlı hareket etmek ve doğru çözüm bulmak istiyordu, ancak bu yaklaşım Zeynep’in "nasıl hissettikleri" ve "birbirleriyle nasıl etkileşimde oldukları" gibi önemli unsurları göz ardı ediyordu.

Zeynep ise takımın genel ruh halini ve ilişkilerini korumaya çalışırken, zamanın ilerlemesine engel oluyordu. Ancak burada dikkate alınması gereken bir şey var: Objektif olmak, sadece bir çözümü kabul etmek değil, her iki yaklaşımı da anlamak ve dengeyi bulmaktı. Sonuçta, işler çözülmeli, ama bu çözüm herkes için kabul edilebilir ve sürdürülebilir olmalıydı.

Toplumsal Yansımalar ve Geçmişin Etkisi

Ali ve Zeynep’in hikayesi, sadece bireysel bir çatışmayı anlatmakla kalmaz, aynı zamanda toplumsal rollerin ve tarihsel bakış açıların da etkisini gözler önüne serer. Tarihsel olarak erkekler, daha çok mantıklı ve stratejik kararlar verme eğiliminde olmuşken, kadınlar daha çok duygusal zekalarını kullanarak ilişkileri güçlendirmeye ve bakım vermeye odaklanmışlardır. Bu toplumsal rollere dayanarak, bazen duygusal zekâ ile mantıklı düşünme arasındaki dengeyi kurmak zordur.

Ancak günümüzde, bu roller giderek daha da esnekleşiyor. Her iki cins de çözüm odaklı olmayı öğreniyor, duygusal zekâ da gelişiyor. Yine de, bu dengeyi bulmak her zaman kolay değildir. Ali ve Zeynep'in çatışması, aslında toplumsal birikimlerin ve tarihsel önyargıların, bireylerin karar alma süreçlerini nasıl şekillendirdiğini gösteriyor.

Bir Sonuç ve Yeni Bir Bakış Açısı

Ali ve Zeynep, sonunda bir çözüm bulmayı başardılar. Ali’nin hızlı bir çözüm önerisi, Zeynep’in ilişkilere verdiği önemin yanına eklenerek, takım için hem verimli hem de sağlıklı bir süreç ortaya çıkardı. Her iki bakış açısı da projeyi başarıyla tamamlamalarını sağladı.

Ancak bu deneyim bana şunu öğretti: Objektif olmak, tek bir doğruyu savunmak değil, farklı bakış açılarını anlayıp, bu farklılıkları birleştirerek en iyi sonuca ulaşmak demektir. Her birey, hem duygusal hem de mantıklı bakış açıları arasında denge kurabildiğinde, daha sağlıklı ve sürdürülebilir çözümler üretebiliriz.

Peki, sizce objektif olmak sadece soğukkanlılıkla mı ilgilidir? Bir durumu objektif değerlendirebilmek için, duygusal zekâ ve empatiyi ne kadar göz önünde bulundurmalıyız? Farklı bakış açılarına nasıl daha açık olabilirsiniz?