Umut
New member
Pil Islanırsa Bozulur mu?
Pil Islanırsa Bozulur mu? Yoksa Biraz Kurulanıp Hayata Devam Eder mi?
Geçenlerde masanın üzerinde duran AA pili yanlışlıkla su bardağının yanında buldum. Bardağın devrilmesiyle birlikte pil de küçük bir yüzücü gibi suya doğru yol aldı. O an insanın aklına ister istemez şu geliyor: “Şimdi bunu kurutup kullanabilir miyim, yoksa kendisi elektronik dünyadan emekli mi oldu?”
İşte pil meselesi tam burada ilginçleşiyor. Çünkü “pil ıslandı” cümlesi tek başına aslında pek bir şey anlatmıyor. Pilin dış yüzeyine birkaç damla su gelmesiyle pilin tamamen suya gömülmesi aynı şey değil. Hele ki söz konusu cihazın içindeki pilse, mesele yalnızca pilin çalışıp çalışmaması da değil; cihazın kendisini korumak gerekiyor.
Kısacası, pil ıslanırsa kesin bozulur demek doğru değil. Ama “bir şey olmaz, sil geç” demek de fazla rahat bir yaklaşım. Pilin türü, ne kadar ıslandığı, dış gövdesinin zarar görüp görmediği ve pilin suyla temas ettikten sonra nasıl davrandığı önemli.
Bir de işin komik tarafı var: Pilin üzerinde “su geçirmez” yazmıyor diye ona kızamıyoruz. Çünkü gerçekten de çoğu pil su altında çalışmak üzere tasarlanmış değil. Duracell de pillerinin su altında kullanılmak üzere tasarlanmadığını açıkça belirtiyor.
Bir Damla Su ile Küvet Macerası Aynı Şey Değil
Öncelikle paniği biraz azaltalım.
Pilin dış yüzeyine birkaç damla su sıçradıysa ve pilin gövdesinde çatlak, şişme, akıntı veya başka bir fiziksel hasar yoksa, bu durum otomatik olarak pilin içindeki kimyanın bozulduğu anlamına gelmez.
Örneğin masadaki pilin üzerine su döküldü, siz de hemen aldınız ve dışını iyice kuruladınız. Pilin metal yüzeyleri normal görünüyor, gövdesi sağlam ve herhangi bir sızıntı yok. Böyle bir durumda sırf dışı ıslandı diye pilin kesinlikle kullanılamaz hale geldiğini söylemek doğru olmaz.
Ama pil saatlerce suyun içinde kaldıysa işler değişiyor.
Özellikle suyun pilin bağlantı noktalarına, ek yerlerine veya hasarlı bölgelere ulaşması riski artırabilir. Daha önemlisi, ıslak pil elektronik bir cihazın içine takılırsa suyun kendisi cihazda istenmeyen elektriksel temaslara yol açabilir.
Yani bazen asıl mağdur pil değil, pille birlikte suya atılan cihaz oluyor.
Bir televizyon kumandasının pili ıslandı diye kumandayı da su parkına çevirmeye gerek yok.
Pilin Türü Neden Bu Kadar Önemli?
“Pil pil değil mi?” diye düşünenler olabilir. Keşke bu kadar basit olsa.
Günlük hayatta kullanılan alkalin AA ve AAA piller, şarj edilebilir NiMH piller, düğme piller ve lityum tabanlı piller aynı kimyasal yapıya sahip değil. Dolayısıyla suyla temas ettiklerinde gösterdikleri davranışlar da aynı kabul edilmemeli.
Özellikle lityum içeren bazı pil türlerinde suyla temas konusunda daha dikkatli olmak gerekiyor. Energizer'ın lityum pil güvenlik dokümanlarında, hasarlı veya açılmış bir pilin suyla temasının yangın veya patlama riski oluşturabileceği belirtiliyor.
Bu nedenle “Ben daha önce AA pili yıkadım, bir şey olmadı” deneyimini gidip her türlü pile uygulamak pek bilimsel bir yöntem sayılmaz.
Pil dünyasının da kendi içinde karakter farkları var. Biri sakin memur gibi çalışırken diğeri biraz daha hassas olabilir.
Erkekler Çözüm Arıyor, Kadınlar Pilin Dramını Dinliyor: Gerçek Hayatta İşler Böyle Olmak Zorunda Değil
Forumlarda bu konuyu açınca genellikle iki farklı yaklaşım çıkıyor.
Bir kişi hemen “Kurula, voltajını ölç, çalışıyorsa devam” diyebilir. Başka biri ise “Önce cihaz zarar gördü mü, pilde sızıntı var mı, güvenli mi?” diye sorabilir.
Bunları cinsiyetlere bağlamak kolay ama gerçek hayatta insanların yaklaşımı çok daha renkli.
Mesela Mehmet elektronik teknisyeni olabilir ve oldukça empatik davranarak “Önce çocukların ulaşamayacağı yere koy, sonra kontrol ederiz” diyebilir. Ayşe ise mühendis olabilir ve eline multimetreyi alıp “Önce gerilimi ölçelim, sonra karar veririz” diyebilir.
Buradaki asıl mesele erkeklerin çözüm odaklı, kadınların ilişki odaklı olması değil. İnsanların problem çözme biçimleri eğitimlerine, karakterlerine, deneyimlerine ve içinde bulundukları duruma göre değişiyor.
Yine de forum kültürünün güzel tarafı şu: Birinin “Benim de başıma geldi” demesi, diğer kişinin “Ben şöyle yaptım” demesiyle ortaya gerçek bir deneyim havuzu çıkıyor.
Asıl soru da burada:
Bir pil ıslandığında ilk refleksimiz neden hemen “çalışıyor mu?” oluyor da “güvenli mi?” olmuyor?
Bence bu, teknolojiyle ilişkimiz hakkında düşündürücü bir soru.
Islanan Pili Ne Yapmalı? Önce Sakin Olmak, Sonra Kontrol Etmek
Diyelim ki alkalin bir AA pil suya düştü.
İlk yapılacak şey pili sudan çıkarmak ve dış yüzeyini kurulamaktır. Ancak burada “hemen fön makinesini son sıcaklıkta açayım” yaklaşımına gerek yok. Pilin normal sıcaklıkta, kuru bir ortamda tutulması daha mantıklıdır.
Duracell de pillerin kuru bir yerde ve normal oda sıcaklığında saklanmasını öneriyor.
Daha sonra pilin fiziksel durumuna bakılabilir.
Şunlardan biri varsa pili kullanmamak daha doğru olur:
- Şişme
- Çatlama
- Akıntı veya beyaz toz benzeri madde
- Gövdede belirgin deformasyon
- Aşırı ısınma
- Keskin veya alışılmadık koku
- Metal kısımlarda ciddi korozyon
Özellikle pilde beyaz, tozumsu bir madde görürseniz bunu “Kurumuş sudur herhalde” diye elinizle ovalamak iyi fikir değildir. Duracell, ıslanmış veya beyaz tozlu bir pilde teması sınırlamayı ve gerektiğinde uygun şekilde çıkarıp bertaraf etmeyi öneriyor.
Burada kahramanlık yapmanın anlamı yok.
Pil, hayatımızda yaklaşık 1,5 voltluk bir karakter oyuncusu. Onu kurtarmak uğruna elinizi riske atmaya değmez.
Pilde Sızıntı Varsa Konu Değişir
Islanmış bir pil ile sızıntı yapmış pil aynı mesele değil.
Özellikle alkalin piller hasar gördüğünde veya sızıntı yaptığında içeriklerinden biri olan potasyum hidroksit tahriş edici ve kostik özellik gösterebilir. Üretici güvenlik dokümanları, sızıntı veya hasar durumunda cilt ve göz temasından kaçınılmasını ve uygun temizlik önlemlerinin alınmasını belirtiyor.
Pil Islanırsa Bozulur mu? Yoksa Biraz Kurulanıp Hayata Devam Eder mi?
Geçenlerde masanın üzerinde duran AA pili yanlışlıkla su bardağının yanında buldum. Bardağın devrilmesiyle birlikte pil de küçük bir yüzücü gibi suya doğru yol aldı. O an insanın aklına ister istemez şu geliyor: “Şimdi bunu kurutup kullanabilir miyim, yoksa kendisi elektronik dünyadan emekli mi oldu?”
İşte pil meselesi tam burada ilginçleşiyor. Çünkü “pil ıslandı” cümlesi tek başına aslında pek bir şey anlatmıyor. Pilin dış yüzeyine birkaç damla su gelmesiyle pilin tamamen suya gömülmesi aynı şey değil. Hele ki söz konusu cihazın içindeki pilse, mesele yalnızca pilin çalışıp çalışmaması da değil; cihazın kendisini korumak gerekiyor.
Kısacası, pil ıslanırsa kesin bozulur demek doğru değil. Ama “bir şey olmaz, sil geç” demek de fazla rahat bir yaklaşım. Pilin türü, ne kadar ıslandığı, dış gövdesinin zarar görüp görmediği ve pilin suyla temas ettikten sonra nasıl davrandığı önemli.
Bir de işin komik tarafı var: Pilin üzerinde “su geçirmez” yazmıyor diye ona kızamıyoruz. Çünkü gerçekten de çoğu pil su altında çalışmak üzere tasarlanmış değil. Duracell de pillerinin su altında kullanılmak üzere tasarlanmadığını açıkça belirtiyor.
Bir Damla Su ile Küvet Macerası Aynı Şey Değil
Öncelikle paniği biraz azaltalım.
Pilin dış yüzeyine birkaç damla su sıçradıysa ve pilin gövdesinde çatlak, şişme, akıntı veya başka bir fiziksel hasar yoksa, bu durum otomatik olarak pilin içindeki kimyanın bozulduğu anlamına gelmez.
Örneğin masadaki pilin üzerine su döküldü, siz de hemen aldınız ve dışını iyice kuruladınız. Pilin metal yüzeyleri normal görünüyor, gövdesi sağlam ve herhangi bir sızıntı yok. Böyle bir durumda sırf dışı ıslandı diye pilin kesinlikle kullanılamaz hale geldiğini söylemek doğru olmaz.
Ama pil saatlerce suyun içinde kaldıysa işler değişiyor.
Özellikle suyun pilin bağlantı noktalarına, ek yerlerine veya hasarlı bölgelere ulaşması riski artırabilir. Daha önemlisi, ıslak pil elektronik bir cihazın içine takılırsa suyun kendisi cihazda istenmeyen elektriksel temaslara yol açabilir.
Yani bazen asıl mağdur pil değil, pille birlikte suya atılan cihaz oluyor.
Bir televizyon kumandasının pili ıslandı diye kumandayı da su parkına çevirmeye gerek yok.
Pilin Türü Neden Bu Kadar Önemli?
“Pil pil değil mi?” diye düşünenler olabilir. Keşke bu kadar basit olsa.
Günlük hayatta kullanılan alkalin AA ve AAA piller, şarj edilebilir NiMH piller, düğme piller ve lityum tabanlı piller aynı kimyasal yapıya sahip değil. Dolayısıyla suyla temas ettiklerinde gösterdikleri davranışlar da aynı kabul edilmemeli.
Özellikle lityum içeren bazı pil türlerinde suyla temas konusunda daha dikkatli olmak gerekiyor. Energizer'ın lityum pil güvenlik dokümanlarında, hasarlı veya açılmış bir pilin suyla temasının yangın veya patlama riski oluşturabileceği belirtiliyor.
Bu nedenle “Ben daha önce AA pili yıkadım, bir şey olmadı” deneyimini gidip her türlü pile uygulamak pek bilimsel bir yöntem sayılmaz.
Pil dünyasının da kendi içinde karakter farkları var. Biri sakin memur gibi çalışırken diğeri biraz daha hassas olabilir.
Erkekler Çözüm Arıyor, Kadınlar Pilin Dramını Dinliyor: Gerçek Hayatta İşler Böyle Olmak Zorunda Değil
Forumlarda bu konuyu açınca genellikle iki farklı yaklaşım çıkıyor.
Bir kişi hemen “Kurula, voltajını ölç, çalışıyorsa devam” diyebilir. Başka biri ise “Önce cihaz zarar gördü mü, pilde sızıntı var mı, güvenli mi?” diye sorabilir.
Bunları cinsiyetlere bağlamak kolay ama gerçek hayatta insanların yaklaşımı çok daha renkli.
Mesela Mehmet elektronik teknisyeni olabilir ve oldukça empatik davranarak “Önce çocukların ulaşamayacağı yere koy, sonra kontrol ederiz” diyebilir. Ayşe ise mühendis olabilir ve eline multimetreyi alıp “Önce gerilimi ölçelim, sonra karar veririz” diyebilir.
Buradaki asıl mesele erkeklerin çözüm odaklı, kadınların ilişki odaklı olması değil. İnsanların problem çözme biçimleri eğitimlerine, karakterlerine, deneyimlerine ve içinde bulundukları duruma göre değişiyor.
Yine de forum kültürünün güzel tarafı şu: Birinin “Benim de başıma geldi” demesi, diğer kişinin “Ben şöyle yaptım” demesiyle ortaya gerçek bir deneyim havuzu çıkıyor.
Asıl soru da burada:
Bir pil ıslandığında ilk refleksimiz neden hemen “çalışıyor mu?” oluyor da “güvenli mi?” olmuyor?
Bence bu, teknolojiyle ilişkimiz hakkında düşündürücü bir soru.
Islanan Pili Ne Yapmalı? Önce Sakin Olmak, Sonra Kontrol Etmek
Diyelim ki alkalin bir AA pil suya düştü.
İlk yapılacak şey pili sudan çıkarmak ve dış yüzeyini kurulamaktır. Ancak burada “hemen fön makinesini son sıcaklıkta açayım” yaklaşımına gerek yok. Pilin normal sıcaklıkta, kuru bir ortamda tutulması daha mantıklıdır.
Duracell de pillerin kuru bir yerde ve normal oda sıcaklığında saklanmasını öneriyor.
Daha sonra pilin fiziksel durumuna bakılabilir.
Şunlardan biri varsa pili kullanmamak daha doğru olur:
- Şişme
- Çatlama
- Akıntı veya beyaz toz benzeri madde
- Gövdede belirgin deformasyon
- Aşırı ısınma
- Keskin veya alışılmadık koku
- Metal kısımlarda ciddi korozyon
Özellikle pilde beyaz, tozumsu bir madde görürseniz bunu “Kurumuş sudur herhalde” diye elinizle ovalamak iyi fikir değildir. Duracell, ıslanmış veya beyaz tozlu bir pilde teması sınırlamayı ve gerektiğinde uygun şekilde çıkarıp bertaraf etmeyi öneriyor.
Burada kahramanlık yapmanın anlamı yok.
Pil, hayatımızda yaklaşık 1,5 voltluk bir karakter oyuncusu. Onu kurtarmak uğruna elinizi riske atmaya değmez.
Pilde Sızıntı Varsa Konu Değişir
Islanmış bir pil ile sızıntı yapmış pil aynı mesele değil.
Özellikle alkalin piller hasar gördüğünde veya sızıntı yaptığında içeriklerinden biri olan potasyum hidroksit tahriş edici ve kostik özellik gösterebilir. Üretici güvenlik dokümanları, sızıntı veya hasar durumunda cilt ve göz temasından kaçınılmasını ve uygun temizlik önlemlerinin alınmasını belirtiyor.