Sahici olmak ne demek ?

Umut

New member
Sahici Olmak Ne Demek? Toplumsal Cinsiyet, Irk ve Sınıf Perspektifinden Bir Analiz

Hepimiz "sahici ol" dediklerinde, aslında ne demek istendiğini merak etmişizdir. Sadece kendimizi olduğu gibi göstermek, değil mi? Ama sahiciliğin, özellikle toplumsal cinsiyet, ırk ve sınıf gibi faktörlerle şekillenen bir dünyada nasıl bir anlam taşıdığına hiç düşündünüz mü? Bu yazı, tam da bu sorunun peşinden gidiyor: "Sahici olmak" kavramı, sosyal yapılar ve eşitsizlikler ışığında nasıl biçimleniyor ve bu, hepimiz için ne anlama geliyor?

Toplumsal Yapılar ve Sahiciliğin Dayattığı Normlar

Bir insanın "sahici" olup olmadığı, toplumda kabul edilen normlarla sıkı bir ilişkiye sahiptir. İster erkek, ister kadın, isterse farklı bir toplumsal kimlikten gelen biri olun, sahici olmanın koşulları farklıdır. Toplumlar, bireylerden belirli bir şekilde davranmalarını, belirli kıyafetleri giymelerini ve belirli ideallere sahip olmalarını bekler. Bu "normlar", cinsiyet rollerinden, ırksal kimliklere kadar birçok faktöre dayalıdır.

Örneğin, kadınlar için "sahici olmak", çoğu zaman çevresindeki toplumsal cinsiyet normlarına uymakla paralel gider. Kadınların, duygusal olarak başkalarına yakın olmaları, başkalarını sevindirmek için çaba göstermeleri beklenir. Ancak bu, bir kadının duygusal ihtiyaçlarının göz ardı edilmesi anlamına gelebilir. Kadınların yalnızca "iyi" ve "hoşgörülü" olmaları, onların kendilerini ifade etmelerine engel olabilir. Bu yüzden, bir kadının sahici olma yolu, bazen toplumsal normlara karşı durmak ve gerçek duygusal ihtiyaçlarını ifade etmekle geçer.

Erkeklerin Sahici Olma Çabası: Çözüm Odaklı Bir Yaklaşım

Erkekler için sahicilik, daha farklı bir mücadeleye işaret edebilir. Toplum, erkeklerden çoğu zaman duygusal uzaklık, güçlü ve "zor" olmalarını bekler. Bu baskı, onları bazen kendi iç dünyalarından koparmaya ve yalnızca dışsal başarıları ve fiziksel gücü ile tanımlanmaya iter. "Gerçek erkek" olmak, çoğu zaman duygusal açıklık, zayıflık ya da hassasiyet gösterememek anlamına gelir. Bu da, erkeklerin gerçek duygusal ve psikolojik ihtiyaçlarını ifade etmelerini engeller.

Çözüm odaklı bir bakış açısıyla, erkeklerin sahici olma çabaları daha çok toplumsal normlardan kurtulmak, duygusal olarak daha açık olmak ve daha fazla empati kurabilmek üzerine şekillenebilir. Bu açıdan bakıldığında, toplumsal normlara uymak yerine, kendi kimliklerini bulma süreci sahiciliği tanımlayan temel bir hareket haline gelir.

Örneğin, bir arkadaşım olan Mert, "Eskiden duygularımı göstermekte zorlanıyordum. Erkek olmanın getirdiği baskılarla sürekli güçlü ve dayanıklı olmalıyım gibi hissediyordum. Ama gerçek ben, bazen kırılgan, bazen de daha duygusal biri" diyor. Mert’in deneyimi, erkeklerin kendi kimliklerini bulmak adına içsel bir çözüm geliştirmeleri gerektiğini gösteriyor.

Irk ve Sınıf Etkisi: Sahiciliğin Engellenen Yolları

Irk ve sınıf, bir bireyin sahici olma deneyimini şekillendiren önemli faktörlerden biridir. Sınıf farkları, bir kişinin kendi kimliğini yaratma sürecini hem engelleyebilir hem de dönüştürebilir. Bir üst sınıftan gelen bir birey, bazen çevresindeki normları daha rahat benimseyebilir ve özgürce kendini ifade edebilirken, daha düşük sınıflardan gelen bireylerin bu fırsatları sınırlıdır.

Irkçılık da sahiciliğin önündeki en büyük engellerden biridir. Bir birey, toplumda kendini saf ve "doğal" bir şekilde ifade etmek yerine, dışsal görünüşü nedeniyle sürekli olarak kalıplara sokulabilir. Siyah bir birey, bazen "görünür" bir kimlik olarak kabul edilmek zorunda kalırken, beyaz bir birey genellikle toplumsal açıdan daha fazla "özgürlük" alır. Ancak bu durum, her iki birey için de aynı derecede özgürlük anlamına gelmez. Örneğin, bir siyah birey, toplumun onu hangi şekilde görmek istediği konusunda sürekli bir mücadele verir. Sahici olmak, burada bir savaşa dönüşebilir; çünkü dışarıdan bir kimlik zorlaması, bireyin öz kimliğine ulaşmasını engeller.

Bunu daha iyi anlamak için bir örnek vermek gerekirse, 25 yaşındaki Fatma, "Irkçılıkla büyüdüm, her zaman daha fazla kanıtlamak zorunda kaldım. Her yerde beni farklı gördüler, ama ben sadece kendimi olduğum gibi göstermek istedim. Gerçekten kim olduğumu bulmam çok zaman aldı, çünkü sürekli toplumun bana dayattığı kimliklerle mücadele ettim" diyor. Fatma'nın deneyimi, ırkın, bir kişinin toplumsal kimlik ve sahiciliği üzerindeki baskısını vurgulayan önemli bir örnektir.

Sahici Olmak: Toplumsal Engelleri Aşmak Mümkün mü?

Toplumlar, her bireye belirli bir çerçevede hareket etmesini dayatırken, "sahici olmak" birçok engelle karşılaşabiliyor. Toplumsal cinsiyet, ırk ve sınıf gibi faktörler, sahiciliği doğrudan etkileyen faktörlerdir. Kadınların, erkeklerin, siyahların, beyazların, zenginlerin ve yoksulların her biri, bu sosyal yapılar tarafından şekillendirilen bir kimlik mücadelesi verir. Ancak, tüm bu engellere rağmen, sahici olmak, toplumsal normların dayatmalarına karşı duran bir özne haline gelmeyi gerektirir.

Bu noktada, kendini bulma ve sahici olma yolculuğu, toplumsal eşitsizliklerle mücadele etme yolculuğuyla kesişir. Sahici olmak, hem bireysel hem de toplumsal açıdan bir direniş olabilir. Sahiciliğin anlamı, toplumsal yapılar tarafından engellendiğinde, bu engelleri aşmak, gerçek benliği ortaya çıkarmak anlamına gelir.

Tartışmaya Katılın!

Sizce sahici olmak, toplumsal cinsiyet, ırk ve sınıf gibi faktörlerle nasıl şekilleniyor? Toplumun bize dayattığı normlardan nasıl kurtulabiliriz? Sahici olmanın önündeki engelleri aşmak için ne gibi yollar önerirsiniz?

Yorumlarınızı ve deneyimlerinizi paylaşarak tartışmaya katılın!